Kendi ellerinle araç bakımı, güvenli ve ekonomik

Fren Sisteminden Havanın Çıkarılması

Balatayı değiştirdikten sonra pedala bastığımda ayağımın yumuşak bir sünger gibi içine gömüldüğünü ilk kez fark ettiğimde, doğrusu paniklemiştim. Fren tutuyordu ama gecikmeli, isteksiz, sanki pedalın ilk yarısı boşa gidiyordu. O gün öğrendiğim şey şu: hidrolik hattın içine bir kez hava girdiyse, ne kadar yeni balata takmış olursanız olsun sistem eski hâline dönmez. Çünkü fren hidroliği sıkıştırılamaz, hava ise sıkışır. Pedala uyguladığınız kuvvetin bir kısmı, kaliperi bastırmak yerine o küçük kabarcığı ezmekle harcanır. Bu yazıda kendi başıma, atölyeye gitmeden nasıl hava aldığımı ve nerelerde tökezlediğimi anlatacağım.

Sistemin havalı olduğunu nasıl anlarım?

Her yumuşak pedal doğrudan hava demek değil ama belirtiler oldukça tanıdıktır. Bende hep aynı şekilde başlıyor:

  • Pedal normalden daha derine iniyor, sonra sertleşiyor.
  • Motor çalışırken pedalı basılı tutuyorum, ayağım yavaş yavaş aşağı kaçıyor.
  • Aynı yerde iki üç kez pompalayınca pedal sertleşiyor ve fren birden iyileşiyor. Bu, bana göre en net işaret.
  • Fren mesafesi uzuyor, ama disk ya da balata yüzeyinde bunu açıklayacak bir bozukluk yok.

Eğer pedal sertken bile araç iyi durmuyorsa sorun büyük olasılıkla başka yerde: aşınmış balata, cilalanmış yüzey, çarpık disk ya da sıkışmış kaliper pistonu olabilir. Disk yüzeyindeki oluk ve dalgalanmaları kontrol etmeyi, hava alma işine girişmeden önce yapmayı alışkanlık hâline getirdim. Yanlış teşhisle iki saat boyunca hidrolik pompalamak, öğrenmesi acı veren bir ders.

Hazırlık: masaya ne koyuyorum

Hava alma işi tek başına yapılabilir ama yardımcıyla çok daha hızlı. Ben genelde eşimi pedala oturtup kendim tekerlek başında çalışıyorum. Gerekli olanlar:

  • Aracın el kitabında yazan doğru fren hidroliği (DOT 4 yazıyorsa DOT 3 koymuyorum, karıştırmıyorum).
  • Nipel ölçüsüne uygun anahtar, tercihen çakma anahtar. Pense ile nipel köşesi yuvarlatmak, günü bitirir.
  • Yarım metre şeffaf hortum ve içine bir parmak hidrolik koyduğum boş şişe.
  • Kriko, takoz, bijon anahtarı, eldiven, bez.
  • Yeni açılmış hidrolik kutusu. Açık kalmış eski kutuyu kullanmıyorum, çünkü hidrolik havadaki nemi çeker.

İşe başlamadan önce depoyu maksimum çizgisine kadar dolduruyorum ve kapağı gevşetip üstüne koyuyorum. Depo boşalırsa hattın tepesinden yeniden hava emilir ve baştan başlamak zorunda kalırsınız. Ayrıca hidrolik boyayı yakar; çamurluğa ve fren kaliperinin çevresindeki gövdeye bez örtmeyi ihmal etmiyorum.

Hangi tekerlekten başlanır?

Klasik kural, ana merkezden en uzak tekerlekten başlayıp en yakına doğru gitmektir. Çoğu araçta sıralama şöyle oluyor:

SıraTekerlekNot
1Sağ arkaGenelde hattın en uzak noktası
2Sol arkaArka balata onarımından sonra mutlaka
3Sağ önEn çok hidrolik iten taraf
4Sol önSon kontrol burada yapılır

Ancak bazı araçlarda çapraz hat düzeni ya da ABS ünitesine bağlı özel bir sıra vardır. Kullanım kılavuzunda sıralama yazıyorsa ona uyuyorum; genel kurala inat etmenin bir faydası yok.

Adım adım hava alma

  1. Aracı düz zemine alıp el frenini çekiyorum, tekerleği söküp kaliperin arkasındaki hava alma nipelini buluyorum.
  2. Nipelin başlığını çıkarıp şeffaf hortumu geçiriyorum, ucunu şişedeki hidroliğin içine batırıyorum. Böylece geri emiş olsa bile hava değil hidrolik gelir.
  3. Yardımcım pedala üç dört kez yavaş basıyor, son basışta ayağını kaldırmadan "bastım" diyor.
  4. Nipeli çeyrek tur açıyorum. Hortumdan hidrolik ve kabarcıklar çıkarken pedal dibe iniyor.
  5. Pedal dipteyken nipeli kapatıyorum. Kapatmadan ayağını kaldırmasın, yoksa hava geri emilir.
  6. Bu döngüyü, hortumdan hiç kabarcık gelmeyen berrak hidrolik akana kadar tekrarlıyorum. Her tekerlekte dört beş tur genelde yetiyor.
  7. İki tekerlek arasında mutlaka depoya bakıp eksileni tamamlıyorum.

Tek başımaysam ya tek yönlü valfli bir hava alma hortumu kullanıyorum ya da nipele hortumu takıp şişeye batırdıktan sonra nipeli hafif açık bırakıp pedalı yavaş yavaş pompalıyorum. Bu yöntem daha uzun sürüyor ama sonuç aynı.

Bitirdikten sonra yaptığım kontroller

Dört tekerleği de bitirince nipelleri sıkı ama zorlamadan kapatıp başlıklarını geri takıyorum. Sonra motoru çalıştırıp pedala birkaç kez basıyorum; ilk basışta bile sert ve yüksekte durması gerekiyor. Pedal hâlâ süngerse ya bir yerden hava sızıyor ya da ABS ünitesinde hapsolmuş kabarcık var. İkinci durumda cihaz destekli hava alma gerekebiliyor, orada inat etmeyip ustaya gidiyorum.

  • Nipel çevresini, hortum bağlantılarını ve kaliperi kuru bezle silip yeniden bakıyorum; ıslaklık varsa sızıntı var.
  • Depo seviyesini son kez maksimuma getirip kapağı düzgün kapatıyorum.
  • Boş bir yolda düşük hızda birkaç sert fren yapıyorum, aracın bir tarafa çekip çekmediğine bakıyorum.
  • Yeni balata taktıysam ilk yüz kilometrede sert frenden k